Monday, February 1, 2016

Parkinson Ameliyatı Nasıl Gerçekleşir?


Parkinson hastalığının cerrahi müdahalesi iki farklı yöntemle yapılmaktadır. Bu yöntemlerin birincisi beyne takılan elektrotlar ile dopamin salgılanmasını kontrol etmek, diğer bir yöntem ise dopamin salgılanmasına engel olan bölgeleri yakmak ile mümkündür.

Parkinson ameliyatı sırasında hastalar genellikle uyanık olmaktadır ve hastayla doktor sohbet ederken ameliyat gerçekleşir. Ameliyat öncesinde hastanın kafatası çevresine toplamda beş adet iğne batırılır ve bunların sabit durması açısından vidalama işlemi gerçekleşir. Bu vidalara geçirilen demir çerçeve ile hastanın ameliyat edilecek yeri tam olarak belirlenmekte ve hesaplamalar yapılmaktadır. Hasta yalnızca iki adet uyuşturucu iğnenin acısını duymaktadır. Bu iğneler beyin üzerine yapılmaktadır, ancak telaşa düşürecek kadar bir acı hissiyatı söz konusu değildir. Bu ameliyat sırasında hastanın uyanık olması şarttır. Hastanın uyanık olması sayesinde, cerrahlar hastanın beyninin belirli bölgelerine verecekleri elektriksel yükün tepkimelerini ekran üzerinden izleyerek hangi bölgeye uygulanan elektrik hastaya yararlı oldu, bu konu üzerinde tespit gerçekleştirmektedirler. Hastanın kafa tası kesilerek açıldıktan sonra beyin bölgesine zarar gelmemesi için özel olarak tasarlanmış cihazlar kafa tasını sabit tutacak şekilde yerleştirirler. Ameliyatı gerçekleştiren cerrah son derece titiz çalışır çünkü beyin üzerinde gerçekleşecek yanlış bir kesik geri dönülmez bir duruma sebebiyet vererek hastanın kaybedilmesiyle sonuçlanabilir. Eğer hastanın beynine pil takılmasına karar kılındıysa gerekli elektriksel kontroller yapıldıktan sonra hastanın acı çekmemesi için uyutulması işlemi gerçekleşir ve bu noktadan sonra hastaya elektrotlar yani piller yerleştirilir.

Hastaya takılan pillerin ömrü 10 ila 20 yıl arasında değişiklik göstermektedir, bu pillerin bitmesi durumunda hastanın sağlığı hususunda bir düzelme yaşanmadıysa yeni pillerin beyin üzerine yerleştirilmesi için hasta yeniden ameliyat masasına yatırılmaktadır.

No comments:

Post a Comment