Friday, August 14, 2015

Parkinsona Hangi Bitkiler İyi Gelir?

Sinir sistemi ile beynin arasındaki yıpranmalardan meydana gelen ve özellikle de ileri yaşlarda görülen insanlığın en ilginç ve korkunç hastalıklarından birisi olan Parkinson hastalığına hangi şifalı bitkilerin iyi geldiğini bu yazımızda ele alacağız.
Dünya tıpının henüz çare bulamadığı ve aralarında birçok ünlü isminde yer aldığı Parkinsona, bakalım hangi bitkiler ve yiyecekler iyi geliyor.
Bakla ve Bakla Yaprağı: Bakla yaprağı bir Türk Parkinson hastasının bu hastalığa iyi gelmesiyle bilinirlik kazandık. Hastanın uzun zaman bakla yaprağı yemesinin ardından bilim adamları bu hastanın çağrılarına kulak verdi ve bu bitkinin yaprağının parkinsona faydası olduğunu doğruladılar.
Kara Üzüm ve Suyu: Uzmanlar Parkinson hastalığından korunmak için en etkili yöntemlerden bir tanesinin de kara üzüm olduğunu belirtiyor. Özellikle de kara üzüm suyunu su yerine her gün bir bardak içilmesini öneriyorlar.
Tarçın: Uzmanların Parkinson ile ilgili son zamanlarda yaptıkları araştırmalardan bir tanesi de tarçın üzerineydi. Yapılan araştırma sonucu tarçın kullanan kişilerin kullanmayanlara göre Parkinson riskinin daha az olduğu gözlemlenmiştir. Parkinsonun yanı sıra tarçın bir çok mide rahatsızlığına ve karın ağrılarına da iyi gelmektedir.
Ekşi Yonca: Taze ekşi yonca yaprakları iyice yıkandıktan sonra sıkılır. Gün içinde 4-5 kez civanperçemi çayının içerisine 3-4 damla ilave ederek tüketilmesi Parkinson için faydalıdır.
Güzel avrat otu: Pektin bakımından zengin olan bu bitki parkinsonun neden olduğu kilo alımının önüne geçer.

Yazımızın sonlarına doğru gelirken biraz da bu hastalıkla ilgili genel tavsiyelerde bulunalım. Çok iyi bilindiği gibi bir beyin ve sinir sistemi rahatsızlığı olan bu hastalığın en büyük nedeni kuşkusuz stres ve aşırı fiziksel yorulmadır. Beyin hücrelerinin en büyük düşmanlarından olan stres, eğer yoğun bir şekilde etkinse bu bizim ister istemez sinir sistemimize de etkiler. Yoğun bir stres altında kaldığımızda elimizin ayağımızın titremesi işte bu yüzdendir. Dolayısıyla şunu belirtmeden kesinlikle yazımızı bitirmek istemeyiz. 

Kesinlikle ama kesinlike stresten uzak durun...

No comments:

Post a Comment