10 Haziran 2016 Cuma

Parkinson Hastalığı - 4



Normal olarak insan beyninin belli bölgelerinde dopamin üreten beyin hücreleri mevcuttur.

Bu hücreler beynin substabsiya nigra ismi verilen belli bir alanında yoğunlaşmış halde

dururlar. Dopamin substansiya nigrayla birlikte vücut hareketlerinin kontrolünü sağlayan

diğer beyin bölgeleri arasında mesajlar ileten bir kimyasaldır. Dopamin insanların akıcı.seri ve

birbiri ile uyumlu hareketler yapmalarını sağlayan bir etkendir. Dopamin üreten hücrelerin

%60 ile %80’i oranında kayba uğradığında yeterli düzeyde dopamin üretilemez ve Parkinson

hastalığının belirtileri ortaya çıkar. Hastalığının en erken belirtileri sinir sistemi ve koku

yollarında ortaya çıkar. Parkinson hastalığı bu kısımlardan beynin daha üst kısımlarına yani

substanisya nigra ve beyin kabuğuna doğru yayılma gösterir. Koku duyusu kaybı ya da

azalması, titreme ve hareketlerde yavaşlama gibi hastalığın belirtilerinden senelerce önce

başladığı düşünülmektedir. Bu sebeple araştırmacılar hastalığın erken dönemlerinde beliren

bu belirtilerin mümkün olduğunca erken tanınması gerektiğinin böylece hastalığın

ilerlemesini yavaşlatmanın ve durdurmanın yollarını aramaktadırlar.

9 Haziran 2016 Perşembe

Parkinson Hastalığı - 3



Hastaya ait bulgularından hangisinin baskın olduğu, çalışma hayatı, hastanın yaşı ve

diğer hastalıkların varlığı tedavinin ilerlemesinde ve planlanmasında önemli

kriterlerdir. İlaç tedavisindeki asıl amaç yetersiz olan dopaminin yerine konulmasıdır.

En etkili ilaç levodopa’dır. Fakat ilacın başlangıç dozu ve verilecek hastanın seçimi,

sonraları ortaya çıkacak ciddi zararlı etkiler adına çok önemlidir. Ayrıca dopaminin

ilişkilendirildiği reseptörlerde benzer etkiler açığa çıkaran pramipeksol,kabergolin,

pribedil, lisurid, apomorfin gibi dopamin agonisti adında ilaçlar vardır. Bunların çopu

yan etkileri sebebiyle günümüzde çok fazla kullanılmaz. Öte yandan dopaminin

yıkımını engelleyen MAO-B inhibitörleri, COMT inhibitörleri tarzı ilaçlar ile

antikolinerjikler ve amantadin adlı ilaçlar da kullanılabilir.

Bazı hastalarda ilaç tedavisi ile yeterli cevap alınamazsa ya da ilaçlara bağlı istemsiz

hareketler geliştiğinde cerrahi tedavi yapılabilir. Bu tedaviler beyinde bazı özel

çekirdeklere yönelik yakma cerrahisi ya da özel bazı çekirdeklere elektrot ekleyerek

buralara stimulus gönderme şeklindedir. Bu tedaviler özellikle bazı hastalarda iyi bir

tedavi opsiyonu olarak kullanılır. Fakat ameliyatın kime ve nasıl yapılacağı  kanısına

varmak çok önemlidir.

8 Haziran 2016 Çarşamba

Parkinson Hastalığı - 2



Sıradan bir konuşması vardır. Kaslar sertleştiğinden dolayı bükülü kolun açılmaya çalışılması

esnasında dişli bir çark hareket ettiriliyormuş gibi hissedilir. Yüzde mimik ve jest faaliyetleri silinir,

uyuşuk,donuk ve anlamsız bir yüz ifadesi yaratır. Bazı hareketlere başlamada zorluk çeker, cildi

yağlanır ve %40 oranında hastalarda bunama görülür. Kelimelerin son hecesini tekrarlar. Gözlerin

yukarıya doğru kayması da, hastayı rahatsız eden bir durumdur.

Parkinson hastalığı teşhisi nasıl konulur?

Hastalığın teşhisi nörolojik muayene sonrasında konulur. Hastalığa özel bir

laboratuvar bulunmaz. Bazı tahliller destekleyici veya başka hastalıkları dışlayıcı

olarak yapılabilir.

Parkinson hastalığının tedavisi

Hastalığın ilerleyişini tam olarak durduracak bir yöntem yoktur. Hastalık insanların

ömrünü kısaltmaz.

Teşhis doğru konulmuş ise parkinson hastalığı tedaviye ciddi oranda cevap verir.

%90’ların üzerinde iyi cevap alınır.İlaç tedavisi, cerrahi tedavi ve diğer teknikler

olarak sınıflandırılabilir. Hastalıkla alakalı çok çeşitli ve etkili ilaçlar olduğundan dolayı

tüm bu tedavi yöntemlerinin

7 Haziran 2016 Salı

Parkinson Hastalığı

Parkinson Hastalığını ayrıntılı bir şekilde açıklayacağımız serinin ilk makalesinde genel olarak hastalığın ne olduğu ile ilgili yazdık.


Parkinson hastalığı, beynin alt taraflarındaki gri cevher çekirdeklerinin bozukluğuna dayalı

bir sinir sistemi hastalığıdır. Genel olarak orta yaş hastalığıdır. Bu hastalık adını ilk defa

1817'de titremeli felç olarak nitelendiren James Parkinson'dan almıştır. Binde bir görülen, ilerleyici

ve tedavisi mümkün olmayan bir hastalıktır.

Temel bozukluk, koordine hareketleri düzenleyen beyin bölümlerindedir. Bu bozukluğa yol açan

neden tam olarak bilinmesede idyopatik Parkinson hastalığı, nedenin belli olduğu durumlarda

ise Parkinsonien sendromlar denir.

Parkinson’un temel belirtileri titreme ve bazı hareketlerin yavaşlamasıdır. Titreme ilk olarak ortaya

çıkanı olup, başlangıçta genellikle tek elde olur. Zamanla aynı taraftaki bacağa ve karşı ele

geçebilir. Genelde hastalıktan vücudun bir yarısı baskın olarak etkilenir. Titreme dinlenirken

nüksedip, uyurken kaybolur; sinirlilik ve yorgunluk titremeyi arttıran etkenlerdir. Sertlik veya katılık

boyundan doğru başlar ve başın gövdeden önde tutulmasına neden olur. Bel hafif öne eğilir,

diz kalça ve kol eklemleri bükülür. Hasta kişi, küçük ve hızlı adımlarla topallayarak yürür,

hantallaşır, saatlerce oturur. Yazıya büyük başlar, harfler gittikçe küçülür ve yazının okunması

6 Haziran 2016 Pazartesi

Parkinson Teşhisi Konulmuşsa Ne yapmalıyız

   
Eğer Parkinson hastalığının belirtilerinden birini ya da birkaçını gösterip, daha sonra doktora gidip hastalığın olduğu teşhis edilmiş ise neler yapmanız gerekir ?


Öncelikle, her şey kafada bitiyor. Bizim iyi düşünmemiz, iyi motive olup bu hastalık ile yaşayabileceğimizi, hayatımızın kalitesinde bir düşüş olmayacağını ummak ve ümit etmek gerekiyor. Daha sonra geçirdiğiniz hastalığı bilmeden onu atlatmanız veyahut yaşam kalitenizi düşürmemeniz mümkün değil. Hastalığı öğrenin. İlaçlarını devamlı olarak ve belirtildiği saat, dozda alın. İlaçlarınızın yan etkilerini iyice araştırın ve öğrenin. İleride ilaç herhangi bir yan etki gösterdiğinde bu etkiyi görüp üzülmeyin diye bunu söylüyorum. Okuduktan sonra o etkiler başınıza gelse bile, haa bunlar ilaçların yan etkileri ben ilaçlarımı kullanmayı bırakınca geçecek, diyeceksiniz Düzenli olmak sizin için hayati bir şey bu noktadan sonra. Günlük yapmanız gereken egzersiz programını sakın ama sakın aksatmayın. Her şey sizin iyiliğiniz için unutmayın. Sizin yaşam kaliteniz; ailenizin desteği, inancınız, gayretiniz ve isteğiniz ile üst seviyelerde kalabilir.


5 Haziran 2016 Pazar

Muhammed Ali'nin Ölümüne Neden Olan Hastalık : Parkinson


Muhammed Ali hiç kimsenin tahmin etmeyeceği bir anda hayata gözlerini yumarak, herkesi yasa boğdu. Muhammed Ali'nin ölümü ile ilgili herkesin merak ettiği bir soru vardı : Ölüm sebebi ne ? Ölüm sebebi NBC News adlı kanala konuşan ailenin sözcüsü Bob Gunnel tarafından, gerçekten ölüp ölmediği sorulduğunda verdiği cevapla ortaya çıktı. Muhammed Ali, amansız Parkinson hastalığına yakalanmış. Bu sebepten dolayı hayata gözlerini yummuş idi. Uzun süredir bu hastalık ile savaşan ve solunum yollarındaki rahatsızlığı sebebi ile dün gece hastaneye kaldırılan Muhammed Ali, maalesef daha fazla savaşamayarak hayata gözlerini yumdu.
Bu olaydan sonra herkesin aklına bu hastalığın tedavisi yok mu acaba sorusu geldi. Üzülerek söylüyorum ki hastalığın ilerleyişini tam olarak durduracak bir tedavi yöntemi henüz keşfedilmedi. Hastalık, insanların yaşamını kesinlikle kısaltmıyor, tedavi ile hastalık tamamen geçmiyor fakat hastalar yaşamlarını belli bir kalitede devam ettirmeyi başarabiliyorlar. Hastalık sizi öldürmüyor fakat onunla yaşamaya da alışmak zorunda bırakıyor.

Muhammed Ali - Parkinson Hastalığı


Muhammed Ali: Boks denince akla gelen ilk isimlerden olan Muhammed Ali, uzun yıllardan beri Parkinson hastalığı ile mücadele ediyordu. Uzmanlar kariyerinin hastalığa neden olduğunu söylüyorlardı. Ancak geçtiğimiz günlerde kendisini kaybettik.