5 Şubat 2016 Cuma

Parkinson Hastalığının Tarihçesi


Parkinson hastalığı bilindiği üzere Alzheimer hastalığından sonra en sık görülen beyin kaynaklı sinir sistemi rahatsızlığıdır. Peki bu hastalığın ilk bulguları nerede ve kim tarafından keşfedilmiştir? Sorumuzu yanıtlamadan önce bu hastalığa sahip kişilerin tedavi edilmezse ölmeyeceğini ancak yaşam standartlarında büyük bir düşüş yaşayacağını belirtelim.

İlk olarak 1817 yılında Yahudi doktor James Parkinson tarafından titremeli felç olarak tanımlanan hastalık, her bin kişide bir görülen bir sinir sistemi rahatsızlığıdır. James Parkinson'a gelen hastasında ellerde ve ayaklarda titreme aynı zamanda vücudun bir kısmında kısmi felç görülmekteydi. Doktor James, daha önce bir çok felç hastası görmüştü fakat titreme ve hareket kaybı gibi belirtiler gösteren bir felç rahatsızlığına rastlamamıştı. Bu anlamda doktor bu hastalığın henüz tanımlanmamış bir hastalık olduğu konusunda uluslararası Nörologlar toplantısında bir sunumu esnasında bahsetmiş ve hastalığa Parkinson ismini verdiğini açıklamıştı. Bu aşamadan sonra dünya çapında bir çok Nörolog bu hastalık için bilgi toplamak adına James Parkinson'un hastası üzerinde çeşitli testler yapmış ve tedavi yöntemlerini araştırmaya girişmiştir.

James Parkinson, kendisine gelen Parkinson hastasının tedavisine klasik felç tedavisi üzerinden gerçekleştirmiş ancak sizlerde tahmin edersiniz ki başarı sağlayamamıştır. Bu hastalığın sebebi keşfedildiği günden bugüne tam olarak ortaya çıkarılamamış ancak bazı tezlerin inandırıcılığı bilim çevreleri tarafından kısmi olarak kabul görmüştür.


Parkinson hastalığının ortaya çıkmasının nedenleri arasında beyne alınan bir darbe neticesinde veya damar tıkanıklığının beyinde oluşturduğu basınç sebebiyle ortaya çıkmış olması yönündeki tez, Mark Gulian tarafından 1869 yılında ortaya atılmış ve bazı araştırmalar ile kısmen doğrulanmıştır. Bu anlamda bu hastalığın ortaya çıkışı yönünde bugüne kadar gelmiş en kuvvetli tezin bu olduğunu söylemekte herhangi bir sakınca görmüyoruz.

4 Şubat 2016 Perşembe

Parkinson Hastalığının Belirtileri Nelerdir?


Parkinson hastalığı bireyde kendini gösterdiği zaman bazı hareketsel dışa vurumlar meydana getirmektedir. Bu dışa vurumlar aynı zamanda Parkinson hastalığının en belirgin özellikleridir. Kişinin hareketlerinde normale göre bir yavaşlama gerçekleşmesi ve kişinin hızlı hareket edememesi Parkinson hastalığının habercisi olabilmektedir. Birey dinlenirken vücudunda sarsılma ve titremeler meydana geliyorsa, özellikle el ve ayaklarda Parkinson hastalığı septomları olarak bu durum sıkça görülmektedir, bu kişilerde Parkinson olma ihtimali mevcuttur.  Kişi vücudunda bulunan kasların kendi kendine gerildiğini, katılaştığını veya sertleştiğini hissediyorsa yine bu bulgular Parkinson hastalığının dışa vurumları arasında olabilmektedir.

Parkinson hastalarında, hastalık belirtileri çoğunlukla saydığımız bulgulardan biri ile başlayıp daha sonraki ilerleyen yıllarda tedavi edilmezse diğer bulgularında ortaya çıkmasıyla hastalık ilerler ve tedavi edilmezse kalıtsal bir hale dönüşür. Tedavi edilmeyen Parkinson hastalığı ilerleyen yıllarda bireyin yürümesine engel olabilir. Hastalık vücudun öncelikle sağ veya sol kısmında kendini yoğun olarak hissettirip ilerleyen yıllarda vücudun tamamına yayılabilmektedir, bu anlamda kişinin yürümesinde sıkıntı çektiği kısım sağ veya sol ayağının olduğu bölge olabileceği gibi sonradan her iki taraf için aynı sıkıntı ortaya çıkabilmektedir. Hastalığın ileri seviyelerde kişinin yüzünü etkilemesi halinde yüzün bir kısmının veya daha sonradan tamamının kısmi olarak hareket etmemesi ve hastalık ilerledikçe tam bir felç gibi tamamen hareketsiz ve mimiksiz bir surat oluşmasına sebebiyet verebilir. Kişinin vücudunda görünen titremeler genellikle kişi bir işle meşgul değilken ortaya çıkar ve özellikle eller en çok titreyen organlardır.


Parkinson hastası bireylerin tamamında titreme görülmemektedir. Bazı hastalarda psikiyatrik sıkıntılar, unutkanlık ve vücudun sağ veya sol yönde hareketlerinin kısıtlı ve yavaş yapılabilmesi Parkinson hastalığının habercisi olan diğer bulgular arasındadır. 

Parkinson Hastalığının Ortaya Çıkma Sıklığı Nedir?


Parkinson, genellikle orta ve ileri yaştaki bireylerde ortaya çıkan sinir sistemini etkileyerek hareket bozukluğuna yol açan bir rahatsızlıktır. Parkinson hastalığı analiz edildiğinde kadınlarda erkeklere nazaran daha az görüldüğü bu orann yarı yarıya fark ettiği gözlemlenmektedir. Parkinson'un genel olarak insanlarda görülme sıklığı binde bir oranındayken, altmış yaş üstü bireylerde bu sıklık yüzde bir oranlarına kadar yükselmektedir. Türkiye'de toplam 75.000 civarında Parkinson hastası olduğu tahmin edilmektedir. Yaşlı nüfusun fazla olduğu Norveç, İsveç, Bulgaristan gibi bir çok ülkede bu hastalığın sıklık oranı artış göstermektedir. Ülkemizde yaşlı nüfüsun artışı nedeniyle ileriki yıllarda hastalığın daha sık görüleceği varsayılmaktadır.

Parkinson Genetik  Bir Hastalık Mı?

Parkinson, genetik bir yatkınlıktan dolayı ortaya çıkabilen bir hastalık olduğu uzmanlar tarafından ortaya konulmuştur. İnsan evriminde meydana gelen bazı hatalar sonucunda bazı insanların atalarından aktarılan genetik kodlar içerisinde bulunan genlerde farklı mutasyonlar gerçekleşmiş olabilmektedir. Parkinson hastalığının evrimsel kökeni incelendiğinde genetik bir hata olmayıp, atalarda sonradan ortaya çıkmış bir parkinson hastalığının ağır etkileri neticesinde bu hastalığın genler vasıtasıyla aktarılmış olabileceği kanıtlanmıştır.


Bazı çalışmalara göre genetik Parkinson rahatsızlığı olmayan bir soydan gelen kişilerde de Parkinson görülebildiği ortaya konulmuştur. Genellikle kırsal alanda yaşayan ve tarım işleriyle uğraşan insanlarda kuyu suyunda veya tarım ilaçlarında bulunan bazı kimyasalların vücuda geçmesi neticesinde Parkinson hastalığının başlangıcı gerçekleşebilmektedir.  Parkinson şehir hayatı yaşayan insanların yedikleri besinlerden, soludukları havadan, içtikleri sudan kaynaklı olarakta oluşabilmektedir. Kesin bir şekilde sebebi bilinmeyen bu hastalığın oluşumuna katkı sağlayan çok sayıda faktör, insanların günlük yaşantısı içerisinde mevcuttur.  Birey Parkinson hastası olmak istemiyorsa sinir sistemini olumlu yönde etkileyen gıdalar ile beslenmelidir.

3 Şubat 2016 Çarşamba

Parkinson Hastalığından Nasıl Korunulur?


Parkinson hastalığının sebebi hususunda kesin bir bilgi olmamasından dolayı korunmak için yapılması gereken özel pek fazla şey yoktur. Bazı araştırmalar bizlere ilginç bulgular vermektedir, araştırmaya göre sigara tüketen kişilerde Parkinson hastalığı, kullanmayan kişilere göre yüzde kırk oranında daha az gözlenmektedir. Sigara dışında kafein bazlı kahve gibi içecekleri sık tüketen insanlarda Parkinson hastalığı yine tüketmeyen insanlara göre çok daha düşük olarak gözlemlenmektedir.

Parkinson hastalığından korunmak için genel olarak bilinen sinir sistemine yarayan besinleri sık sık tüketmek gereklidir. Bunlar arasında fındık, ceviz, yeşil sebzeler gösterilebilir. Bunları tüketmenin kesin olarak Parkinson hastalığını engellediği söylenemesede hastalığa yakalanma sıklığının bu insanlarda daha az olduğu söylenebilmektedir.

Sağlıklı yaşayan, günlük düzenli beslenen ve spor yapan insanlarda diğerlerine göre biraz daha az olsada Parkinson hastalığı görülebilmektedir. Bu hastalığa yakalanmamak için şu adımları uygulayın kesin olarak hastalıktan korunacaksınız gibi bir söylemde bulunulamaz.

Parkinson Hastalığının Sebep Olabileceği Diğer Rahatsızlıklar


Parkinson hastalığı sonucunda ortaya çıkan el ve ayaklarda titremeler, kısmı felç gibi durumlar kişilerde halk arasında tik diye bilinen psikolojik bazı rahatsızlıkların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Tik dışında Parkinson hastalığı kendi başına başka bir hastalığa yol açamaz ancak ilaç tedavisi sırasında, ilaçların yan etki göstermesi neticesinde farklı sinirsel veya psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkabilmektedir. Cerrahi yöntem ile yapılacak Parkinson hastalığı tedavisi sırasında beyne takılan elektrotların yanlış bölgeye takılması kişinin vücudunda çok farklı rahatsızlıklara ve hatta ölümlere neden olabilmektedir. Yakma ile cerrahi müdahale yapılan hastalarda sağlıklı bölge yakılırsa kişinin beyin kanaması yaşamasına veya sonradan ortaya çıkacak farklı anomaliler yaşamasına sebebiyet verilerek kişinin ölümüne sebep olunabilmektedir. Parkinson tedavisinde tecrübeli bir Nörolog ile çalışmak şarttır.

Parkinson Hastalığı Nedir

Beyinde yer alan substansiya nigra isimli bir bölge vardır, bu bölge vucüt hareketlerinizi kontrol etmenizi sağlayan dopamin isminde kimyasal bir sıvı salgılamakla görevlidir.  Bahsi geçen substansiya nigra isimli bölgede bulunan hücrelerde çeşitli faktörlere bağlı olarak bozulmalar ve iş görememezlik durumu ortaya çıkabilmektedir, bu sorununu ortaya çıkması Parkinson hastalığını meydana getirir. Parkinson hastası olan kişi hareketlerini kontrol edememeye başlar. İlk zamanlar el, ayak titremeleri ile kendini gösteren hastalık ileri seviyelerde insan yaşantısını ciddi anlamda etkileyecek şekilde hareket kontrolsüzlüğüne yol açabilmektedir. İlerleyen yaşlarda Parkinson hastalığına yakalanma riski genç yaşlara göre oldukça fazladır.


Günümüzde Parkinson hastalığının pek çok türü ortaya çıkmıştır. Bu türlere genel olarak Parkinson sendromları veya Parkinsonizm denilmektedir. Bahsettiğimiz bu farklı tür hastalıkların tedavi yöntemleri Parkinson hastalığının tedavi yöntemleri ile farklılıklar gösterebilmektedir. Parkinsonizm aynı Parkinson hastalığına benzeyen belirtiler gösterebilir, ancak beynin farklı bölgelerinde veya substansiya nigra bölgesinde oluşan farklı hasarlar neticesinde oluşmuş olduklarından dolayı Parkinson tedavisi için kullanılan tekniklere aynı Parkinson gibi olumlu yanıt veremeyebilmektedirler. Bahsettiğimiz Parkinson hastalığının türleri iki farklı grupta toplanmaktadır, bu gruplardan birincisinin adı tıp çevrelerince Parkinson artı veya Parkinson Plus olarak anılmaktadır. Bahsi geçen diğer grup hastalıklar ise Sekonder Parkinsonizm olarak adlandırılmaktadır. Sekonder Parkinsonizm hastalıklarını meydana getirebilecek bir çok farklı hastalık mevcuttur. Direkt olarak beyin üzerinde bir hasarın gerçekleşmesi bu hastalıkların oluşması için şart değildir. Zehirlenmeler, ilaçların yan etkisi, damar tıkanıklıkları, enfeksiyon hastalıkları sebebiyle seconder Parkinsonizm türünde hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Farklı nedenlerle ortaya çıkan Parkinson türü hastalıkların sebebi iyi araştırılarak, sebebine göre bir tedavi rehberi oluşturulup bu yönde tedavi metodları uygulanmalıdır. Yanlış tedavi uygulamaları farklı hastalıklara sebebiyet verebilir.

2 Şubat 2016 Salı

Parkinson Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?


Maalesef Parkinson hastalığını tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi yöntemi henüz tıp litaratüründe bulunmamaktadır. Parkinson hastalığı ölümcül bir hastalık değildir, ancak kişilerde ilerleme seviyesine göre yaşam kalitesini doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir. Bu anlamda Parkinson hastalığının tedavisi yapılamasada ilerlemesini durdurmak veya kişinin yaşam kalitesini korumak amaçlı tedaviler yapılabilmektedir.

Parkinson hastalığının kısmi tedavisinde başarı oranı oldukça yüksektir. Hastalığı durdurmaya yönelik cerrahi, ilaç ve alternatif  tıp yöntemleri başlıkları altında toplanan temel olarak üç farklı tedavi türü mevcuttur. Parkinson hastalığının tedavisi için nörologlara başvurmak gerekir. İyi bir tedavi süreci için alanında uzman bir Nörolog ile görüşmek şarttır. Nörolog, Parkinson hastalığınızın türünü saptadıktan sonra türe göre tedavi uygulamaktadır.

Parkinson hastalığının tedavisi için ilaç tedavisi önerilirse bu ilaç tedavisinin amacı kişinin beyninde bulunan bir bölgeden salgılanan dopamin adı verilen o bölgede üreten ve vücut hareketlerini denetleyen kimyasal maddeye ek yapmak amaçlanır. Bu sayede eksik olan dopamin sıvısı yerine takviye yapılarak hastalığın kısmi tedavisi gerçekleştirilir. İlaçlar kişilerin bünyesine göre yan etkiler gösterebilmektedir bu anlamda ilacın dozu Nörolog tarafından iyi ayarlanmalıdır. Parkinson hastalığının ilaçla tedavisi için genellikle pramipeksol, ropinirol, pribedil, kabergolin, bromokriptin, lisurid, apomorfin ilaçlarından birisi tercih edilmektedir.

İlaç tedavisi kişide istenilen etkiyi yaratmazsa cerrahi yöntemlere başvurulması gerekir. Cerrahi yöntemlerde kişinin beyninde yer alan bazı bölgelerde yakma işlemi veya belirlenen bölgelere elektrotlar yerleştirilmesi ile mümkündür. Elektrot yöntemi tercih edildiğinde, bu elektrotlardan gelen elektrik sinyali bölgenin beyinden emir geliyormuş zannedip dopamin miktarını arttırması hedeflenmektedir.


Üçüncü bir tedavi yöntemi ise çok ileri seviyede olmayan Parkinson hastaları için tercih edilebilecek bir yöntem olan alternatif tıptır. Alternatif tıp tedavisi, kişinin bol oksijenli doğayla özdeş bir yaşam sürmesi ve düzenli spor yapmasının üzerine çeşitli bitkileri çay olarak veya pişirerek yemesine dayalı bir tedavidir.

Parkinson Hastalığı Kimlerde Daha Sık Olarak Görülmektedir?


Genellikle orta ve ileri yaşlarda ortaya çıkan Parkinson hastalığı bahsi geçen yaş grubuna dahil kişilerde çok daha fazla ortaya çıkmaktadır. Bu kişilerde beyin kanlanma aksaklıkları, yavaş düşünme ve hareket etme, depresyon veya yaşlılık bunalımı Parkinson hastalığına benzer bulgular ortaya çıkartabilmektedir. Parkinson hastalığının teşhisi için uzman bir Nöroloğa görünmek şarttır.
Parkinson hastalığı bireyin yaşı ilerledikçe yavaş yavaş ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Beyinde üretilen dapomin maddesi zaman içerisinde yaşlanmaya bağlı olarak daha az üretilir ve bu nedenle hastalık oluşur.

Türkiye'de 65 yaş ve üstü kişilerde genellikle görülmektedir. İstatistiksel olarak erkeklerde görülme sıklığı kadınların yaklaşık olarak iki katı civarındadır. İstatistiklere göre hastalığın görülme yaşı ölüm yaşına paralel olarak gün geçtikçe azalmaktadır. Tabi bu bulgu tıppın gelişip Parkinson tanısını daha rahat koyması nedeniyle ortaya çıkmış olabilir.

Parkinson Hastalığının Nedenleri Neler Olabilir?
Daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz üzere Parkinson rahatsızlığı beyinde bulunan bir bölgede üretilip salgılanan Dapomin adındaki kimyasalın azalması neticesinde ortaya çıkar.Parkinson hastalığını kesin olarak bir nedene bağlamak şuan için mümkün değildir ancak bazı istatistiksel verilere dayanarak tarım işçilerinin, tarım ilaçları nedeniyle yakalanma sıklığı daha fazla denilebilir.

Seconder Parkinson hastalıkları diye adlandırılan Parkisyon çeşidi hastalık grubunun sebepleri bellidir. Bahsi geçen sebepler arasında uzun süreli psikiyatrik ilaç kullanımı, ağır metaller ile bir arada uzun süre kalmış, beyin iltahabı geçirmiş, menenjit hastalığı geçirmiş, başa sürekli darbe almış kişilerde seconder Parkinson oldukça sık görülür. Parkinson hastalığı için önleyici gıdalar olarak bilinen gıda türleri yoktur. Ancak genel olarak sinir sistemini kuvvetlendiren besinlerin işe yarayabileceği bulguları mevcuttur.